Herkes Her Şeyi Yazamaz, Yazmamalı

Günümüzde pek çok kişi blog yazıyor. Benim de takip ettiğim bazı bloglar var; iktisat blogları, sinema blogları, gezi - seyahat blogları vesaire. Bunları burada reklam olmaması açısından paylaşmayacağım, değinmek istediğim konu şu: Bu takip ettiğim her blogun yazarı alanında nitelikli, ya alaylı ya mektepli görmüş geçirmiş kimseler. Yani nitelikliler, profesyoneller. Dolayısıyla onları takip etmek bana bir şeyler kazandırıyor. Peki bu her zaman böyle mi?



 Son zamanlarda sıkça gördüğüm bir durum var. Bazı sitelere giriyorum , bir sorunum var veya insanların fikrini merak ediyorum. Adam yazıyı yazmış ama bir sıkıntı var , yazıyı okurken bu adamın o alanda nitelikli olmadığını anlıyorsunuz. Muhtemelen oradan buradan okuma yapılarak derlenmiş bir yazı , dolayısıyla ne samimi oluyor ne de sizin işinize yarıyor. Cümlelerin yarısı artık nereden duyulduysa 'SEO' için yapıldığı söylenen belli kelime sayısına ulaşma çabası sonucu manasız kelimelerden oluşuyor. E , o yazı okunuyor mu , okunmuyor elbette. Ben okumuyorum o yazıyı , sörfüme devam ediyorum. O adam da arama motorundan yavaş yavaş siliniyor. Geçici bir başarı elde ettiğiyle kalıyor yani.

Ben , bir yazı yazarken o alanda uzman değilsem ne kadar zorlarsam zorlayayım bir metin oluşturamıyorum. Ya eğitim hayatımla , ya hobilerimle ya da bir tanıdığım vasıtasıyla öğrendim bir işle alakalı olacak yoksa imkanı yok ki yazı yazamam. Bu insanlar nasıl bu kaliteli (!)yazıları oluşturuyor anlamış değilim. Buradan tüm blog sahiplerine vereceğim tavsiye şu olacaktır : Ziyaretçi ne istiyorsa onu verin , zorlamayın. Yok 500 kelime olacakmış, yok minimum 600 olacakmış yoksa Gogıl kulakları çekiyormuş falan. Gerek yok bunlara. Ayrıca bilmediğiniz konularda lütfen yazmayın. Emin olun sizin bildiğiniz, sizi özel kılan pek çok bilgi vardır, onları anlatın sitelerinizde. Her şeyi yazmak zorunda da değilsiniz.

 Hoşça kalın.

Profesyonel Bir Site Hızlandırma Rehberi

Site hızlandırma pek çok webmaster’in dönem dönem zorlandığı, çeşitli sorunlar yaşadığı bir konudur. Bu yazıda sizlerle site hızı neden önemlidir, hızlı açılan internet siteleri hangi konularda hangi sebeplerden ötürü avantajlıdır, A’dan Z’ye yavaş internet siteleri nasıl hızlandırılır, Pagespeed ve Gtmetrix gibi hız ölçüm araçlarındaki hız skorları nasıl arttırılır gibi soruların cevaplarını detaylı bir şekilde özel taktiklerle ele alacağız.
Hızlı İnternet Sitelerinin Avantajları

Hızlı İnternet Sitelerinin Avantajları

Hızlı internet siteleri kullanıcılarına açık ara daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunarlar. Bunun en güzel örneği kullanıcılarını açılış ekranında saniyeler boyunca bekletmemeleridir. Ayrıca saniyeler boyunca kullanıcılarını bekletmedikleri için daha en baştan kullanıcı kaybı yaşamazlar.

Site hızı en önemli site içi SEO (ve / veya teknik SEO) kriterlerinden birisidir ve hiç şüphesiz daha iyi bir SEO demek arama motorlarından daha yüksek organik trafik çekmek demektir. Bu sebeple de hız çalışmalarına ayrı bir önem vermek gerekir. Ayrıca
çeşitli araştırmalara göre hızlıca açılan siteler daha yüksek satış ve dönüşüm oranlarına yani daha iyi kazançlara sahiptirler.
Örnek: Araştırmalara göre internet sayfalarının yüklenmesindeki 1 saniyelik gecikme, %7 düşük dönüşüm oranına, %11 düşük sayfa görüntülenmesine ve %16 düşük müşteri memnuniyetine sebep olmaktadır. Bunun anlamı günde 100.000 lira kazanan bir sitenin bu yıl 2.5 milyon lira kaybedeceğidir. Bu örnekle beraber site hızlandırma işleminin önemini en iyi şekilde anlattığımızı farz ediyorum.

Site Hızlandırma Rehberi


2.1 – Görselleri ve Videoları Optimize Edin

1- Ekran dışındaki resimlerin yüklenmesini erteleyin. Yani resimlerin site açılmadan önce topluca değil de kullanıcı sayfayı kaydırdıkça yüklenmesini sağlayın. Bunu tembel yükleme yani lazyload eklentilerini kullanarak yapabilirsiniz. Bu sayede sitenin açılma süresi önemli ölçüde kısalmış olur.
2- Benzer ertelenerek yükleme yani lazyload işlemini videolar için de kullanın.

3- Görsellerin dosya boyutlarını bu konuda ücretli ve / veya ücretsiz olarak hizmet veren çeşitli siteler veya eklentiler aracılığıyla küçültmeniz gerekir. Bu tarz platformlar genellikle görüntü kalitesini yüzdelik olarak ayarlamanıza izin verirler. Yani başka bir ifadeyle görüntü kalitesini bozmadan görsel boyutunu küçültebilirsiniz.

4- Eski nesil formatta olan resim, görsel ve video dosyalarını (PNG, JPEG vs.) yeni nesil uzantılara sahip resim, görsel ve video dosyalarına çevirin. (JPEG 2000, JPEG XR, WebP)

5- Doğru boyuta sahip resimler kullanmaya özen gösterin. Wordpress internet sitelerinde görselleri medya kitaplığından seçmek bu işlem için yeterlidir.
Görselleri ve Videoları Optimize Edin

2.2 – CSS ve JS Dosyalarını Optimize Edin

1- Oluşturmayı engelleyen (yani sayfanın açılması için ihtiyaç olmadığı halde en başta yüklenen) JS ve CSS dosyalarının yüklenmesini erteleyin. Bu konuda detaylı bilgi almak için “defer JS” ve “defer CSS” anahtar kelimelerini araştırabilirsiniz.

2- CSS vs JS dosyalarının boyutunu küçültün. Bunun İngilizce karşılığı “Minify” olmakla beraber bu işlemi çeşitli internet siteleri ve eklentiler aracılığı ile kolaylıkla yapabilirsiniz.

3- CSS’i satır içi (inline) olarak kullanabilirsiniz. Eğer profesyonel değilseniz Autoptimize gibi eklentiler aracılığıyla tüm CSS’i satır içi olarak düzenlemek de site hızını arttırmak için etkili bir yöntemdir.

4- Sitenizde fazla sayıda yazı tipi (font) dosyası kullanmayın. En iyi performansı görmek için sadece 1 tane yazı tipi kullanın. Ayrıca “yazı tiplerinin görünür olmasını sağlamak” amacı ile “swap” parametresini kullanın.
CSS ve JS Dosyalarını Optimize Edin
5- Sitedeki bütün CSS ve JS dosyalarının tek bir JS vs CSS dosyası altında birleştiğine emin olun. Bu işlemi de yine çeşitli eklentiler ile kolaylıkla yapabilirsiniz.

6- Kritik CSS metodu (criticalpathcss) metodu kullanarak sayfanın açılma süresini önemli ölçüde kısaltabilirsiniz.

7- HTML’in <head> etiketinde olabildiğince az sayıda dosya (özellikle Javascript, font ve CSS dosyası) yükletin, bunları olabildiğince </body> etiketinden sonra yükletmeye çalışın.

8- Kullanılmayan CSS, JS, görsel, video ve font dosyalarını gereksiz yük olmaması açısından kaldırın.

2.3 – Sunucuyu ve Temayı Optimize Edin

Temel Amaç: Sunucu yanıt süresini kısaltacak ve kaynakların en verimli şekilde yüklenmesini sağlayacak ayarları aktif etmek.
- Temiz kodlanmış, verimli dosya yönetimine sahip ve performans odaklı temalar kullanın. (Temiz kodlanmamış temalar zaten istediğiniz optimizasyonu yapın gene de açılma süreleri çok uzun sürer.
Ayrıca temiz kodlanmamış temalar gereğinden büyük bir DOM boyutuna da sahiptirler.) Temiz temaları bulmak için bu işe yıllarını adamış uzman kişilerden bilgi alın.

- Daha yüksek kalitede ve yüksek limitleri olan kaliteli sunucuları tercih edin. Örneğin aynı özelliğe sahip olan paylaşımlı sunucu, VPS sunucu ve VDS sunucunun performansları hiç şüphesiz fark gösterir.

- Statik ögeler için önbellek özelliği kullanın. Hem sunucu hem de tarayıcı önbelleği özelliklerinden faydalanın. Sunucu önbelleği tüm kullanıcılar için, tarayıcı önbelleği tekrardan gelen kullanıcılar ve site içerisinde dolaşan kullanıcılar için site hızını arttırmaktadır.

- Sitedeki gereksiz ve kullanılmayan eklentileri kaldırın.

- Uluslararası hizmet veriyorsanız küresel içerik dağıtım ağı yani CDN kullanın. Cloudflare gibi bedava CDN’ler de mevcuttur. CDN aynı zamanda sunucu yanıt süresini kısaltmanın da bir yoludur.

- Kritik isteklerin derinliğini en aza indirin. Kritik istekler sayfanın yüklenmesi için öncelik tanınan isteklere verilen isimdir.
Sunucuyu ve Temayı Optimize Edin

2.4 – Üçüncü Taraf Kodları Optimize Edin

Google Analytics, Yandex Metrica, Facebook Pixel, Google Adsense, video oynatıcıları, sosyal paylaşım butonları gibi sitenin işleyişi ile doğrudan alakası olmayan kodlara üçüncü taraf kod denir. Bu kodlar sitenize ekstra fonksiyonlar katsalar da sitenizi önemli ölçüde yavaşlatabilirler. Bu sebeple bu kodların gereksiz olanlarının kaldırılması, diğerlerinin de (yazıda az evvel bahsettiğimiz çeşitli metotlar kullanılarak) optimize bir şekilde yükletilmesi önerilir.

2.5 – Diğer Optimizasyonları Yapın

* Sitenizde sayfa yönlendirme sayısı fazla ise bunların sayısını sınırlayın.
* Metin sıkıştırmayı etkinleştirin. (GZIP, Brotli vb.)
* SQL isteklerinin sayısını sınırlandırın.
* Önemli istekleri relpreload etiketi ile önceden yükleyin. (Site logosu vb.)
* Benzer bir işlemi üçüncü taraf kaynaklar için preconnect komutu ile yapabilirsiniz.
* Web yazı tipi yüklemesi sırasında metnin görünür halde kalmasını sağlayın.
Not: Bu yazıda yazılanlar Google Pagespeed Insights veyahut Google Lighthouse kriterlerine uygun olarak site hızlandırma işlemi yapmak isteyenler için oluşturduğum öneriler listesidir. Bu araç ile site hızınızı test edebilir ve sitenizdeki eksikler hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Google Pagespeed Insights Google Lighthouse değerler

Tüm bu önerilerin daha detaylandırılmış olarak anlatılmış haline göz atmak ve Google Pagespeed aracında sitenizi teste soktuğunuzda aldığınız hataların detaylı çözümlerine ulaşmak için https://technogezgin.com/site-hizlandirma-pagespeed-insights/ yazısına veya sitemizdeki diğer içeriklere göz atmanızı öneriyoruz.
UYARI: Tüm bu işlemleri yapmadan önce mutlaka ama mutlaka sitenizde yedek almanızı öneriyoruz. Yeterince tecrübe sahibi olmayan kişiler tarafından yapılacak optimizasyon işlemleri tema, sunucu, site açısından bir takım çeşitli görsel ve işlevsel bozulmalara sebep olabilir. Biz siz kıymetli takipçilerimizi bu konuda en başından uyarıyor ve yaptığınız hatalı uygulamaların olası olumsuz sonuçlarının sizlere ait olduğunu belirtiyoruz.

Kolayca beat nasıl yapılır?

Günümüzde her sektör gibi müzik piyasası de oldukça gelişti ve büyüdü Haliyle imkanlar arttığı için müziğe ilgili insanlar beat nasıl yapılır sorusunu merak ettiler. Kolayca beat nasıl yapılır?
Kolayca beat nasıl yapılır?

Öncelikle yazıya geçmeden önce bazı belirtilmesi gereken noktaları belirtelim. Bu uygulamadan oluşturduğunuz beatler her ne kadar telifsiz ve ücretsiz olsa dahi profesyonel bir beat programı değil acemiler içindir. 
Bu yazıda size telifsiz bir beat uygulamasından bahsedeceğim. Kendi istediğiniz tarzdaki müziklerini parçalarınızı çok basitçe oluşturabileceksiniz. Uygulama hem iOS hem Android marketinde bulunmakta. Arama alanına Groovepad yazdığınız zaman uygulamayı kolayca bulabilirsiniz.

Tabi telif konusunda sizleri uyarmam gereken bir nokta var, eğer açıkgözlülük ederek hazırladığınız beati parayla satarsanız telif geçerli oluyor. Buraya dikkat ediniz lütfen.

Müzik oluşturucuyu telefona yükledikten sonra başarıyla uygulamaya giriş yapalım. Sizi aşağıdaki gibi bir ekran karşılayacaktır:
Kolayca beat nasıl yapılır?

Karşınıza çıkan ana sayfa ekranı üzerinden istediğiniz tarza yönelik beat ögelerine erişebilmektesiniz. Uygulama elbette ücretsiz ancak müzik ögelerine erişim sağlarken sizden reklam izlemenizi istiyor. Ancak böyle kapsamlı ve kaliteli bir uygulama için elbette gayet yeterli bir bedel olacaktır. Reklamı izleyip dilediğiniz müzik türünü seçtiğinizde ise aşağıdaki gibi bir ekran karşınıza çıkacaktır:

Kolayca beat nasıl yapılır?

Şimdi gelin kısaca bir de bu kavramlardan bahsedelim.
Beat: Adı üzerinde şarkınızın temeli olan beati seçebileceğiniz alandır. Şarkıyı kayıt alırken isterseniz beati değiştirebilirsiniz, diğer ögeler ile olan uyum bozulmayacaktır.

Bass: Yine adı üzerinde şarkılarınızın bass ayarlarının yapıldığı ritmik alandır. 4 tane olan değişik ritimlerdeki basslardan dilediğinizi seçerek kullanabilirsiniz.

Lead ve Chords: Temel mantık olarak ikisi de aynıdır. Çeşitli müzik aletlerinden alınan müzikal bölümlerden kesitleri şarkınıza renk katacak biçimde kullanabilirsiniz.

Fx: Burada ise 2-3 saniyelik ve genelde sert olan müzikal kesitleri kullanabilirsiniz. Diğer türlerden farkı bu ayar tek kullanımlıktır. Yani sadece siz tıkladıkça çalışır, diğerleri gibi düzenli değildir.

Vox: Beatlerde yer alan çeşitli sözler söyleyerek parçaya renk katan yorumlardır. Beate göre düzenli bir akış içinde çalışır.

Kısaca bölmede yer alan özelliklerin kullanım amacı bunlardır. Beatiniz kafanızda netleştikten sonra Kaydet seçeneğine tıklayarak kaydı başlatabilirsiniz. En son beati bitirirken yine Kaydet'e basarak kaydı bitirebilir ve müziği cihazınıza kaydedebilirsiniz. Tüm işlem bu kadar kolay! Sadece birkaç dakikanızı ayırarak güzel bir beat oluşturdunuz.

Eğer bir de video anlatım isterseniz aşağıdaki videoyu seyredebilirsiniz. Sağlıcakla.

Strateji Severlere Özel En İyi Strateji Oyunları

Strateji Severlere Özel En İyi Strateji Oyunları

Strateji oyunları oynamak pek çok kişinin zevki. Bir kere strateji oyunları dünyasına adım attığınızda o dünyaya saplanıp kalmanız olası. Gece yatarken , sabah işinizde - okulunuzda kendinizi bir sonraki hamlenizi düşünürken bulmanız mümkün. Ben de bu yazımda strateji severlere kişisel beğenime göre strateji oyunlarını sıralayacak ve bilmedikleri oyunları tanıtacağım.

Civilization Serisi
Civilization Serisi

Civilization serisi Sid Meier'in strateji severlere büyük hediyesidir. 90'ların başlarında ve sonlarında çıkan iki oyunla popülerlik yakalayan seri en son Civilization 5, Civilization Beyond Earth ve Civilization 6 oyunlarıyla geniş kitlelere ulaşmıştı. Peki Civilization oyununun senaryosu nedir, bize ne anlatmaktadır?

Oyuna M.Ö 4000 yılında doğan medeniyetimizle başlıyoruz. Her medeniyetin kendine has özellikleri var. Bu özelliklere göre savaşçı, kültürel veya bilim yönünde ilerleyen bir uygarlık haline geliyorsunuz. Amaç, diğer medeniyetleri ekonomik, siyasi veya direkt askeri olarak hakimiyetiniz altına almak. Oyunu bilim, kültür, diplomasi veya fetih seçenekleriyle kazanmanız mümkün. 

Strateji severlerin bileceğini düşünsem de eğer henüz oynamadıysanız Civilization'u kesinlikle denemelisiniz.

Stellaris 

Stellaris

Bilim kurgu strateji oyunlarının son zamanlardaki en popüleri olan oyun belki de Stellaristir. Oyun o kadar çok değişti ki Steam veya Youtube yorumlarında "İki gün oynamadım, şu an oyunu yeniden çözüyorum.", "Bu oyunu satın alıp oynamamıştım fakat görüyorum ki bana yanlış oyun verilmiş, paramın iadesini istiyorum." gibi yorumlar okumanız mümkün. Tüm bunlara rağmen oyunu bırakmayan oldukça kalabalık bir kitlesinin olması oyunun kalitesi hakkında ipucu verir nitelikte.

Stellaris'te uzayda hızlı gidebilecek teknolojilerden birini (Warp - Hyperdrive vs.) bulan medeniyetimiz artık uzayı keşfe hazır hale geliyor, oyun da böylece başlıyor. Uzayı keşfediyor, kolonize edilebilecek gezegenleri kolonize ediyor (yani yerleşiyor) ekonomimizi, medeniyetimizi ve ordumuzu geliştiriyoruz.

Diğer canlı türleriyle karşılaşıyoruz. Burada belirtmem gerekir ki her türün kendine has özelliği var (mesela bazıları uzun yaşıyor, bazıları çok zeki gibi) ayrıca her türün kurduğu medeniyetlerin de kendine has özellikleri var ve bu özellikler türün özellikleriyle de bağlantılı (dışa açık, kapalı, savaşçı, eşitlikçi gibi). Kabaca oyun böyle, gerisini oynarken görmeniz için size bırakıyorum. :)

Age of Empires Serisi

Age of Empires Serisi

Yani 'Eycof''u da bilmeyen yoktur diye tahmin ediyorum. İnternet kafelerde bir zamanların favori oyunlarından olan Age of Empires, yakın zamana kadar unutulmaya yüz tutmuştu ki yeni çıkan HD versiyonlarıyla yeniden popülerleşmeye başladı. Serinin en popüler olan oyunu olan Age of Empires 2'yi anlatacağım bu yazıda sizlere.

Age of Empires'te farklı askeri birlikleri ve özellikleri olan medeniyetlerle oyuna başlıyoruz (mesela Türklerin özel askeri birliği Yeniçeriler). Amacımız yiyecek, odun, altın, taş gibi hammaddelerle medeniyetimizi inşa etmek ve askerlerimizle diğer oyuncuları yok etmek. Bu kadar. Artık gerisi stratejinize ve elinizin hızlılığına kalmış.

Hearts of Iron Serisi

Hearts of Iron Serisi

Her ne kadar benim pek beğenmediğim ve basit bulduğum bir strateji oyunu olsa da en popüler oyunlardan biri olduğu için yazımda yer vermek istedim. Hearts of Iron, özellikle HOI 4 son zamanların en popüler oyunlarından. Bence bunun nedeni oyunun arayüzünün oldukça anlaşılır olması, çözmesinin kolay olması ve oyunun içine girmesinin kolay ve zevkli olması. Şimdi kabaca oyunu tanıyalım.

Hearts of Iron'da 2.Dünya Savaşının hemen öncesinde seçtiğimiz devletle oyuna başlıyoruz. Amacımız kısa sürede sanayimizi geliştirmek ve ardından ordumuzu geliştirmek. Diğer ülkelerle diplomasi oyunlarına girişiyor, hayatta kalmaya çalışıyor, stratejimiz ne doğrultudaysa onu uygulamaya çalışıyoruz. Seçtiğiniz ülke özelinde fantezilerinizi gerçekleştirebilir, eğlenceli vakitler geçirebilirsiniz.

Rise of Nations 

Rise of Nations
Popüler olup olmadığını anlamadığım bir oyun olan Rise of Nations, Eycof yüzünden biraz da bu halde diye düşünüyorum. Aslında Age of Empires'e nazaran daha komplike bir oyun olmasına karşın belki de bu yüzden veya çıkış tarihinde ötürü geri planda kalan oyunu biraz tanıyalım.

Rise of Nations oyunu Age of Empires serilerine oldukça benziyor esasen. Fakat Age of Empires serilerinde bildiğiniz üzere var olan çağ atlama olayı bu oyunda daha detaylı. Şöyle söyleyeyim , Age of Empires'te son çağda barutlu silahlar ortaya çıkarken bu oyunda jetlerle birbirimizi bombalıyoruz. Bunun yanında medeniyetlerin sınırları mevcut, Wonder yani Harikalar binalarını dikebiliyor böylece farklı özellikler de edinebiliyoruz. Anlayacağınız bu oyun Age of Empires'in daha detaylı hali diyebiliriz. Denemenizde fayda var.

Red Alert Serisi 

Red Alert Serisi

Red Alert serisini duymayan yoktur diye tahmin ediyorum. Command & Conquer: Red Alert serisi her ne kadar son zamanlarda trend olmasa da internetin bu kadar yaygınlaşmadığı zamanlarda vakit geçirilebilecek nadir oyunlardan biriydi diye düşünüyorum. Özellikle sinematik sahneleriyle farklı bir hava yakalamış olan oyunu tanıyalım şimdi.

Oyunun senaryosu biraz uzun ve güzel bir evreni var ama bunu araştırmayı size bırakıyorum. Bunun haricinde oyun daha detaylı askeri birliklerle oynadığınız Eycof veya Rise of Nations'u andırıyor. Kabaca aynı mantıkta oynadığımız bir RTS yani Real Time Strategy oyunu. Oyunu görevlerle veya klasik haliyle oynayabiliyorsunuz.

Bu yazıda siz strateji severlerle beğendiğim oyunları paylaştım. Yazıda olmayan çok güzel oyunlar da olduğuna eminim, bu oyunları yorum kısmından belirtebilirsiniz. Sağlıcakla kalın.

HTML, CSS ve Javascript nasıl öğrenilir?

İnternet siteleri ile ilgilenen herkesin aklına kazınmış 3 sözcük vardır: HTML, CSS ve javascript. Peki HTML, CSS ve javascript dillerini para ödemeden nasıl öğrenebiliriz? HTML, CSS ve javascript öğrenmek w3School ile çok kolay!
HTML ve CSS nasıl öğrenilir?

Öncelikle w3School'u bilmeyenler için kısaca bahsetmem gerekirse w3School, programlama dillerini öğretmeyi amaçlayan ücretsiz bir eğitim sitesidir. İçeriğinde birçok dil bulunmaktadır, bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
HTML, CSS, javascript, C++, C#, Node,js, asp.NET, Python, Java, XML, php...
Gördüğünüz üzere oldukça kapsamlı ve içerik bakımından doyurucu bir kaynaktır. Ancak şimdilik bu yazımda HTML ve CSS öğrenmekten bahsedeceğim. Öncelikle, CSS Tutorial sayfasına giriş yaparak eğitimimize giriş yapalım ve resimde yer alan Start learning CSS now tuşuna tıklayalım.

w3School giriş ekranı

CSS eğitiminde işlediğiniz her ders örneklerle anlatılmıştır. Örneğin How To Add CSS dersine bakalım. İlk önce gerekli konu anlatımı yapılmış ve bunun üzerine hemen sayfanın altında w3School kod editörü üzerinde görüntüleyebileceğiniz gerekli örnek verilmiştir.

Örneklerle güçlendirilmiş anlatımlar
Örneklerle güçlendirilmiş anlatımlar

Pek çok kişi bu sayfa İngilizce diye yakınacaktır ancak iyi bir İngilizceniz olmasa dahi Google Çeviri gibi tarayıcı entegreli araçlar sayesinde anlatılmak isteneni kolayca kapacağınızdan eminim. Çevirinin dahi takıldığı terimleri aratıp çözüm bulabilir, WM Aracı veya r10.net gibi forumlarında sorarak, o da olmazsa yorumlardan ileterek danışabilirsiniz. Yani destek sorununuz hiçbir zaman olmayacaktır.

İnternette satılan halihazırda bulunan kursların pek çoğu bu sayfanın anlatımıdır. Sizin burada ödemiş olduğunuz para sadece eğitmenin yapmış olduğu çeviriye gitmektedir.

w3School'un ücretsiz hizmeti sadece konu anlatımı ve örneklerle de kalmamakta. Sol tarafta yer alan menünün en altına inerseniz, şöyle butonlar göreceksiniz:
w3Test
Bu ekranda görmüş olduğunuz CSS Quiz seçeneğine tıklarsanız bu zamana kadarki tüm CSS bilginizi test edebilirsiniz.

CSS Quiz

Yalnızca CSS değil, xml, javascript ve diğer birçok dilde de kendinizi test edebilir ve w3School sertifikanızı alabilirsiniz. Testi başarıyla tamamladıktan sonra gerçekten size bir şeyler kattığını hissedeceksiniz.
Temel mantığı CSS üzerinden göstermek istedim ama HTML, javascript ve diğer dillerde de aynı işlemleri uygulayabilirsiniz. 
HTML, CSS ve javascript eğitimlerini tamamladıktan sonra ilk önce hazır temalar üzerinde oynama yapabilir ve en son sıfırdan kendiniz bir tema kodlayabilirsiniz. Bu sayede HTML CSS ve javascripti tam anlamıyla öğrenmiş olacaksınız. Eğer backend değil de frontend bir yazılımcı olmak istiyorsanız bu 3 dili mutlaka bilmelisiniz. Yazılımla kalın..
Benzer yazılar için Yazılımsal başlığına bakabilirsiniz.

CSS ile kaydırma çubuğu (scrollbar) oluşturma

Genellikle web sitelerinde bulunan kaydırma çubuklarını hepsi tarayıcıdan tarayıcıya farklılık gösterse bile aynıdır. Ancak anlatacağım basit bir yöntemle sitenizi diğerlerinden ayıracak ufak bir dokunuş yapmış olacaksınız. CSS ile kaydırma çubuğu oluşturma yazıma hoş geldiniz.
CSS ile kaydırma çubuğu (scrollbar) oluşturma
Eğer bu yazıda aradığınız şey sıfırdan kendi yazımınız olan bir kaydırma çubuğu oluşturmaksa yanlış yerdesiniz. Fatih Hayrioğlu'nun yazmış olduğu CSS ile kaydırma çubuğu özelleştirme yazısı ile gerekli bilgileri öğrenebilirsiniz.
Öncelikle bu işlemi kendiniz de yapmak isterseniz scrollbar generator şeklinde aratarak örnekleri inceleyebilir ve kendinizce düzenlemeler yapabilirsiniz. Ben ise bu yazıdaki anlatımı Webkit Scrollbar Generator üzerinden anlatacağım.

Bu siteye giriş yaptıktan sonra sizi aşağıdaki karışık bir ekran karşılayacaktır. Ben ise bu ekranı sizin için bölmelere ayırdım. Şimdi sırasıyla anlatıma geçebiliriz.
CSS ile kaydırma çubuğu (scrollbar) oluşturma

İlk bölmede yapacağınız değişiklikler kaydırma çubuğunun arka planında oynamalar yapacaktır. bg bölümü ile arka planın rengini  belirlerken, bgHover ile fare imleci arka plana geldiği zaman oluşacak renk belirlenir. bgActive ise imleç arka plana basılı tutuluyken alacağı rengi belirleyecektir.

İkinci bölmede yer alan bg bölümü, kaydırma çubuğunuzun rengini belirleyecek bölümdür. İlk bölümdeki gibi çubuğun arka planında bir değişiklik olmayacaktır. Seçtiğiniz renk çubuğunuzun rengidir.

bgHover bölümü ise, kullanıcıların fare imlecini kaydırma çubuğunun üzerine getirdiği anda alacağı renktir. bgActive bölümünden farkı ise bgHover imleç çubuğun üzerine gelirken renk değiştirirken bgActive ise kullanıcı kaydırma çubuğunun üzerine tıkladığı zaman renk değişimi gerçekleşecektir.
Birinci ve ikinci bölümlerde yer alan Size değeri boyutu ayarlarken, Curve ise çubuğun yuvarlaklık derecesini belirler.
Üçüncü bölümde herhangi bir değişiklik yapmanıza gerek yoktur. Program, site açıldığı zamandan beri varsayılan olarak bu bölümü kod üzerinde none olarak gösterir, yani istediğiniz değişikliği yapsanız bile kaydırma çubuğu tasarımında bir değişiklik olmayacaktır.

İşiniz bittikten sonra en altta yer alan kod editörü bölümü ile scrollbar kodlarınızı alıp sitenizde yer alan /head kodunun hemen üzerine ekledikten sonra sorunsuzca çalıştığını fark edeceksiniz. Benzer yazılar için Webmaster Aracı kategorisine göz atabilirsiniz.
Videoyu Görüntüle

CSS ile kaydırma çubuğu oluşturma


Bu içeriği videolu anlatım olarak dinleyebilir, daha kaliteli ve açıklayıcı bir anlatım ile uygulayabilirsiniz. Keyifli seyirler.

Google’da Üst Sıralarda Çıkmak Mümkün Mü?

Google’da üst sıralara çıkarak arama motorlarından gelen organik trafiğinizi arttırabilirsiniz. Peki bunu nasıl yapabilirsiniz? Bu yazıda sizi sıkmadan ve teknik kavramlara boğmadan bu konuyu ele aldık.
Google’da Üst Sıralarda Çıkmak Mümkün Mü?

Google’da Üst Sıralarda Çıkmak Mümkün Mü?

İnternet siteleri ile haşır neşir olan ortalama bir webmaster sosyal medya trafiğinin veya refferal trafiğin kalıcı çözüm olmadığını bilir. Bunlar aslında taşıma su ile değirmen döndürmek gibidir. İşte tam olarak bu sebepten ötürü neredeyse her webmaster’in hayalidir Google’da üst sıralara çıkmak.

Peki bu mümkün mü? Eğer mümkünse bunu yapmak ne kadar zor? Zorluğu ne olursa olsun bu konuda neler yapmamız gerekir? İşte bu yazıda da bu konuyla alakalı, bunlar başta olmak üzere sorularınıza cevap vermeye çalışacağız. Bu konuda ilginç bilgiler, şaşırtıcı istatistikler ve özel teknikler bu yazıda siz kıymetli okuyucularına kavuşmak için bekliyor.

Organik Trafik Nedir? Neden Önemlidir?

İnternet sitenize arama motorlarından gelen trafiklere organik trafik denir. Google, Bing, Yandex, Yahoo gibi çeşit çeşit arama motoru bulunmaktadır. Arama motorlarından gelecek olan organik trafik, diğer trafik türleri gibi adeta taşıma su ile değirmen döndürmeye benzemez. Çünkü kurallara uyduğunuz taktirde arama motorlarından gelen trafik (dönem dönem farklılıklar gösterse de) daimidir.

Bu sebepten ötürü önceliğiniz sosyal medyadan veya diğer sitelerden ziyaretçi çekmek değil, arama motorlarındaki sıralamanızı iyileştirmeye çalışmak olmalıdır. Zira az önce de belirttiğimiz gibi arama motorları daha kaliteli, daha kalıcı ve daha doğal ziyaretçi gönderirler. Peki neden Google daha önemli? Aslında bu sorunun cevabı şu tabloda saklıdır:
Arama Motorları Pazar Payı
Arama Motorları Pazar Payı

Gördüğünüz üzere arama motoru pazarını Google bir başına domine etmiş vaziyettedir. Bu sebeple organik trafik miktarını arttırmaya çalışırken Google’ın kurallarına ve yönergelerine uygun olarak hareket etmeniz gerekir. Zira, yukarıdaki tablodan da göreceğiniz üzere kullanıcıların tamamına yakını Google kullanmaktadır.

Peki Google’da sıralamalarımızı iyileştirmek konusunda neler yapabiliriz? Gelin bir de buna göz atalım. Bu konuda sizin için hem yerli, hem de yabancı çok çeşitli kaynaklarda destansı uzunluklarda anlatılan bu konuyu olabildiğince çok kişinin anlayabileceği bir hale getirdik. Google’da üst sıralara çıkmak için yapmanız gereken üç şey; kaliteli ve özgün içerik üretmek, teknik alt yapıyı güçlendirmek ve SEO (arama motoru optimizasyonu: search engine optimization) çalışmalarını yapmaktır.

Nasıl Google’da Üst Sıralara Çıkılır?

Kaliteli ve Özgün İçerik: Özgün olmayan içerikler genellikle sıralama dahi almazlar. Sıralama alsalar dahi, kullanıcıların siteden hemen çıkmasına sebep olacağı için, yine de orta vadede dahi olsa kaybeden siz olursunuz. Bu sebeple özgün, kaliteli, kullanıcıyı okumaya sevk eden, (belki yer yer) eğlenceli içerikler üretmeniz gerekmektedir.

Spam ve Kalitesiz İçerikler Size Faydadan Çok Zarar Verirler
Spam ve Kalitesiz İçerikler Size Zarar Verir

Teknik Alt Yapı: Benzer bir durum hızlı açılmayan, mobil uyumlu olmayan siteler için de geçerlidir. Unutmayınız ki günümüz şartlarında kullanıcıların çoğu (yaklaşık %70’i) ileri teknoloji mobil cihazlardan gelmektedir. Ayrıca yeri gelmişken Google’ın mobil öncelikli indexlemeye geçtiğini de belirtelim.

Sitenizin açılma süresi de hayati derecede önemlidir. Araştırmalara göre eğer bu süre 3 saniyeden fazla ise, kullanıcıların yaklaşık %40’ı sitenize girmeden hemen çıkmaktadır. Bunun da hem arama motorlarındaki sıralamalar, hem kazançlarınız hem de sitenin itibarı konusunda ciddi olumsuz yansımaları olabilir.

SEO Çalışmaları: SEO kısaca arama motoru optimizasyonu demektir. SEO, Google’ın şu ana kadar açıkladığı bilinen 200’ün üzerindeki kritere göre içerik üretmek, alt yapıyı düzenlemek ve site dışı çalışmalar yapmak demektir. SEO’nun da kendi alt başlıkları mevcuttur:

- Teknik SEO (Hız, mobil uyumluluk, robots.txt dosyası, site haritası kullanılması, rel=cannonical etiketi kullanımı gibi çeşitli teknik faktörleri bünyesinde barındırır.)

- Site İçi SEO (Özgün ve kaliteli içerik üretmek, anahtar kelimeler kullanmak, URL yapıları ve başlık mimarisini düzenlemek gibi doğrudan site ile alakalı faktörleri bünyesinde barındırır.)

Site İçi SEO Google’da Üst Sıralamalar Elde Etmenize Yardımcı Olur
Site İçi SEO ile yükselin!

- Görsel SEO (Görsellerin gerek görüntü kalitesi, gerek anahtar kelime ve alt etiketi kullanımı, gerek de site hızına mani olmasını engellemek amacıyla yapılan çalışmaları bünyesinde barındırır.)

- Site Dışı SEO (Kendi siteniz haricindeki sitelerde sitenizin tanıtılması, ziyaretçi çekilmesi, başka sitelerin sizi önermesi ve mümkünse sitenize bağlantı vermesi gibi faktörleri kapsar.)

- Kullanıcı Deneyimi (2020 şartlarında adım adım doğan yeni trend budur. Kullanıcıya istediğini veren, uzun süreler kullanıcıyı sitede tutmayı başaran kullanıcı deneyimi açısından başarılıdır.)

Google’da üst sıralara çıkarak organik trafik arttırma konusunda yapılan çalışmaları genel olarak bu şekilde gruplandırabiliriz. Elbette bunlar hakkında detaylı bilgi almak istediğinizde, aslında bu konuların derya deniz olduğunu görebilirsiniz. Biz sizler için olabildiğince öz ve teknik kavramları olabildiğince azaltarak anlatmaya çalıştık.

Hem SEO, hem de site hızlandırma gibi webmaster konularında daha fazla bilgi almak istiyorsanız, hem kendi sitemizdeki alakalı içeriklere göz atabilir hem de https://technogezgin.com/ internet sitesinin, bilgisayar mühendisliği adlı kategorisindeki SEO ve site hızlandırma gibi webmaster konulu içeriklere göz atabilirsiniz. Orada da gerçekten detaylı, özgün, kaliteli ve uzun rehberler bulabilirsiniz.

0xc00007b Hatası Çözümü

Genelde format sonra karşılaşılan 0xc00007b hatası bilgisayarınızda yüklü bazı uygulama ve oyunların açılmasına engel olur. Peki 0xc00007b Hatası nedir0xc00007b Hatasının çözümü nasıldır?
0xc00007b Hatası Çözümü - Eksik DLL Dosyaları

Öncelikle bu hatanın ne olduğundan kısaca bahsetmek gerekirse, 0xc00007b hatası genellikle formattan sonra bilgisayardaki bazı .dll dosyalarının silinmesi ile gerçekleşir. Bu .dll hataları her uygulamada kendini göstermese bile özellikle oyunlarda çok sık karşımıza çıkmaktadır. Bunun sebebi ise pek çok oyunun bu silinmiş dosyaları kullanmak üzere yazılmasıdır.
Yapmamız gereken şey, silinmiş veya hatalı .dll dosyalarını yenileri ile değiştirmektir.
Buraya kadar her şey tamam ise işlemlere devam ediyoruz. Yapmanız gereken ilk şey aşağıdaki bağlantıdan yeni .dll dosyalarını indirmektir. Karşınıza gelecek olan bir rar dosyasının şifresi ise ahmetcanalyoutube dir.
Dosyanın inmesini beklerken yapmanız gereken işlemlere devam edelim. İlk yapmamız gereken şey bilgisayarınızın kaç bit olduğunu öğrenmektir. Eğer bunu biliyorsanız bu adımı okumanıza gerek yok ancak bilmiyorsanız devam edin.

Masaüstünde yer alan "Bu bilgisayar" kısayoluna sağ tık yaparak Özellikler diyor ve bilgisayar özelliklerimizin bulunduğu ekrana göz atıyoruz. Daha sonra karşınıza gelen ekranda eğer x86 veya 32 bit yazıyorsa ilk işlemi, eğer 64 bit yazıyorsa 2. işlemi uygulamalısınız.
0xc00007b Hatası Çözümü - Eksik DLL Dosyaları

Buraya kadar bir sorun yaşamamanız gerekiyor. Çünkü daha püf noktalara yeni girmeye başladık. Şimdi, bit fark etmeden tüm ziyaretçilerimizin indirdikleri rar dosyasını açması gerekiyor. Bu dosyaları ekleyeceğiniz dosyalar için aşağıda kendi kategorinize uygun başlığı okuyabilirsiniz.

x86 veya 32 bit bilgisayarlar için

Eğer bilgisayarınız 32 bit ise rar dosyasında bulunan dosyaları aşağıdaki kısa videodaki gibi System32 klasörüne çıkartmalısınız. Aşağıdaki video size yardımcı olacaktır.


64 bit bilgisayarlar için

Eğer bilgisayarınız 64 bit ise rar dosyasında bulunan dosyaları aşağıdaki kısa videodaki gibi SysWOW64 klasörüne çıkartmalısınız. Aşağıdaki video size yardımcı olacaktır.
Ve sorun büyük bir ihtimalle ortadan kalkacaktır. Umarım 0xc00007b Hatası Çözümü yazımız faydalı olmuştur. Olur da hata ortadan kalkmazsa aşağıdaki Youtube videosuna göz atabilirsiniz.